GELECEĞİN DİŞ HEKİMLERİ
Türkiyenin Diş Hekimliği Öğrencileri Tarafından Kurulmuş Web Sitesi

DİŞ BEYAZLATMA (BLEACHİNG)

0

Konu İçeriği

DİŞ BEYAZLATMA (BLEACHİNG)
Estetiğin öneminin artması ile diş renklenmeleri daha ilgi çekici hale gelmiştir. Bu sebeple son yıllarda, diş beyazlatması estetik diş hekimliğinin en hızlı büyüyen bölümlerinden birisi haline gelmiştir. Estetik seçeneklerin artması ile diş renklenmesi, florozis ve tetrasiklin renklenmesi gibi estetiği bozan problemlerin çözülmesi için daha fazla talep oluşturabilir. Beyazlatma, genelde hidrojen peroksit veya karbamit peroksit ile hem evde, hem de muayenehanede uygulanabilir. Dentisyonun görüntüsünün düzeltilmesinde, beyazlatma sistemleri daha konservatif ve ekonomik yöntem olarak halka sunulmuştur.
  • DİŞ RENKLENMELERİ NEDEN MEYDANA GELİR?
Diş renklenmeleri, renklenmenin lokalizasyonu ve etiyolojisine göre ayrılır ve çok faktörlü bir olaydır. Diş renklenmeleri iç kaynaklı veya dış kaynaklı olabilir.Dış kaynaklı renklenmeler genelde, profilaktik (koruyucu) temizleme işleminin yeterli yapılamamasına bağlıdır. Bunun tersi olarak da iç kaynaklı renklenmeler diş matrisi ile ilgilidir ve beyazlatma ile giderilebilir. İç kaynaklı renklenmeler sadece dentini, sadece mineyi veya her iki dokuyu birlikte ilgilendirirken, dış kaynaklı renklenmeler minede meydana gelir. İç kaynaklı renklenmeler, dişlerin gelişimi sırasında alınan tetrasiklin, florür gibi ilaçlardan, diş gelişimi sürecinde geçirilen ateşli çocuk hastalıkları, eritroblastosis fötalis, porfiria gibi yoğun pigment oluşumuna yol açan hastalık-ardan veya genetik rahatsızlıklardan (amelogenezis imperfekta, dentin defektleri, dentinogenezis imperfekta, dentinal displazi) meydana gelebilir.Amalgam restorasyonlar, endododontik tedavi sırasında pulpa odasında kanal dolgu materyalinin iyi temizlenmemesi gibi nedenlerden dolayı da iç kaynaklı diş renklenmesi meydana gelebilir. Dış kaynaklı renklenmeler çay, kahve, kırmızı şarap, sigara, kola, metal tuzları ve kötü ağız hijyeni nedeniyle olabilmektedir. Bu renklenmeler mekanik temizlik ve diş macunu sayesinde kısmen temizlenebilir.
  • FARKLI YÖNTEMLERLE YAPILAN BEYAZLATMA TEDAVİLERİ NELERDİR?
Diş renginin kimyasal bir jel kullanılarak, mine ve dentin dokularındaki organik pigmentlerin oksidasyonu yoluyla açılması işlemine “beyazlatma” adı verilmektedir. Vital beyazlatma yöntemleri home bleaching (evde), ofis bleaching (iş yerinde) ve her ikisinin birlikte kombine uygulandığı yöntemlerle yapılmaktadır. Ofis tipi beyazlatmada kullanılan beyazlatıcı jelin konsantrasyonu yüksek oranda olup, tedavi 1 saat gibi kısa bir sürede sonlanmaktadır. Bu yöntemde kimyasal reaksiyonu hızlandırmak için ışık ve lazerlerden yararlanılabilmektedir. Lazer aktivasyonlu beyazlatma tedavisinde amaç enerji kaynağını etkili bir biçimde kullanırken yan etkileri en aza indirmektir. Burada dikkat edilecek husus uygun parametrelerin kullanılmasıdır. Çünkü ısı yüksek derecelere ulaşır ise diş dokularını etkileyerek pulpada harabiyete neden olabilmektedir. 980 nm dalga boyu su absorbsiyonunun en yüksek olduğu parametredir. Bu nedenle enerjinin su içerikli jelde emilimi daha yüksektir ve aktivasyon diş dokusunda daha az ısı oluşturarak gerçekleşmektedir.
Yapılan son çalışmalarla oksitleme kapasitesi sayesinde dişlerde renk değişikliğinden sorumlu bileşenleri ortadan kaldıran ozonun, beyazlatma ajanı olarak kullanılabileceği bildirilmektedir. Ozonun diş beyazlatmada hızlı, etkili ve zararsız bir yöntem olduğunu ve mine yüzey topografyası üzerinde olumsuz etkisi olmadığı bildirilmektedir.
Gaziantep Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde yapılan çalışmalar sonucunda, Kimyasal, fototermal ve ozonla beyazlatma yöntemleri karşılaştırıldığında ışık aktivasyonunun, beyazlatma süresini önemli ölçüde düşürdüğü ve daha etkin bir beyazlatma sağladığı tespit edilmiştir.Ayrıca oksitleme kapasitesi sayesinde dişlerde renk değişikliğinden sorumlu bileşenleri ortadan kaldıran ozonun beyazlatma ajanı olarak kullanılabileceği ve diş beyazlatmada hızlı, etkili ve zararsız bir yöntem olduğu belirtilmektedir.
  • DİŞ HEKİMİ KONTROLÜ OLMADAN YAPILAN BEYAZLATMA İŞLEMLERİ
Hekimler tarafından uygulanan ve mali yükü fazla olan tedavilere alternatif olarak eczane veya marketlerde birçok beyazlatma ürünü piyasaya sürülmüştür. Diş macunu, vernik veya sakız içerisine konulan beyazlatıcı maddeler ile yapılan çalışmalarda bazılarının çok etkili olduğu gösterilmiştir. Yakın zamanda diğer beyazlatma sistemlerine alternatif olarak beyazlatma jelinin uygulanması için bantlardan faydalanılmaktadır. Bu beyazlatma sisteminde esnek polietilen bantlar, yüzeylerinde homojen olarak dağılmış 150-200 mg kadar beyazlatıcı jel ile kaplıdırlar. Hidrojen peroksit konsantrasyonu %5,3 ila %6,5 arasında değişmektedir ve hastaların bu sistemi 14 gün boyunca günde 2 kez 30 dakikalık süreler ile kullanmaları önerilmektedir. Beyazlatma bantları plak uygulaması gerektirmemeleri, uygun dozun kendiliğinden ayarlanması, tek kullanımlık olmaları gibi bazı avantajlara sahiptir. Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde yapılan çalışmalara göre diş hekimi kontrolü olmadan yapılan beyazlatma işlemlerinde kullanılan materyallerin daimi diş minesinin renk, mikrosertlik, yüzey pürüzlülüğü ve morfolojisine olumsuz etkileri olabileceğini saptadı.
  • DİŞ HEKİMİ KONTROLÜNDE YAPILAN DİŞ BEYAZLATMA İŞLEMİ
Muayenehanede yapılan beyazlatmada etkili sonuç elde etmek için, ışık kullanılarak veya kullanmayarak her bir seans ortalama 45 dakika sürecek şekilde, 2–6 seans gerekmektedir.Ayrıca duyarlılık meydana gelmemesi için seanslar birer hafta arayla olmalıdır. Ancak bazen, renklenmenin sebebine bağlı olarak tek seansta tatmin edici sonuç elde edilebilir. Hidrojen peroksidin dokular üzerine kostik etkisi vardır. Her seansta lastik örtü uygulanması ile yumuşak dokular korunmalıdır. Dişetleri lastik örtü ile izole edilmediği takdirde doku yanıkları meydana gelebilir. Ayrıca hidrojen peroksidin pulpaya penetrasyonu mümkündür. Ancak uzun süre içerisinde pulpal reaksiyon oluşturmaz. Hızlı ve güvenilir ışık kaynaklarının kullanılmaya başlaması ile klinikte kullanılan beyazlatma tedavileri daha güncel hale gelmiştir. Günümüzde, peroksitler bir enerji kaynağı ile aktive edilerek klinikte kullanılmaktadır. Bu amaçla argon, karbondioksit ve diyot lazerler, plazma ark lambalar, kuartz halojen lambalar ve kızılötesi lambalar kullanılmaktadır.
  • DİŞ BEYAZLATMA ÜRÜNLERİNİN İÇERİKLERİ NELERDİR?
Evde kullanılan beyazlatma ürünlerinin çoğunda %10 oranında karbamit peroksit bulunmaktadır. Diş hekimlerinin gözetiminde hastaların evde kullanımları için üretilen %15–20 oranında karbamit peroksit içeren ürünler kullanılmaktadır. Hidrojen peroksit birçok beyazlatma ürününde değişik konsantrasyonlarda bulunmaktadır. Beyazlatma ürünleri gliserin ya da glikol bazlı olabilir. Glikol anhidroz bir gliserindir. Gliserin beyazlatma ürünlerinin viskozitesini artırarak diş dokularına tutunmasını kolaylaştırır. Ancak bu durum dişlerde dehidratasyona neden olabilir. Beyazlatma uygulamalarında kullanılan materyallere kalınlaştırıcı ajan olarak eklenen karboksipolimetilen (karbopol) bir poliakrilik asit polimeridir. Bu ürünlerin pH’larını azaltmak için karbopole nötürleştirici ajan olarak trolamin de eklenebilmektedir. Karbopol beyazlatma ürünlerinin viskozitelerini arttırarak oksijen salımını yavaşlatmaktadır. Oksijen salımının yavaş olması ürünlerinin daha uzun süre aktif kalmalarını sağlarken yüksek viskozite sayesinde jellerin taşıyıcılara ve dişlere adaptasyonu artmakta, tükürük tarafından hidrojen peroksidin etkinliğinin azalması da engellenmektedir.Hidrojen peroksit içermeyen ürünlerde ise aktif bileşen olarak sodyum perborat kullanılmaktadır. Aynı zamanda sodyum klorür, oksijen ve sodyum florür de içeren bu ürünler, karbamit peroksit içeren ürünlerin tersine hidrojen peroksit oluşumuna neden olmadan yeterli düzeyde serbest radikal oluşturarak beyazlatma işleminin gerçekleşmesini sağlamaktadırlar.
  • DİŞ BEYAZLATMA GERÇEKTEN GÜVENLİ MİDİR YOKSA DİŞLERE ZARAR VERİR Mİ?
Ege Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre LED ve halojen ışık kaynakları pulpada ısı artışına neden olmuştur fakat bu artış pulpa dokusunda geri dönüşümsüz zararlı değişikliğe neden olacak seviyede değildir. Fakat, diode lazer ışık kaynağı kullanıldığında fazla ısı artışı olabilmesi nedeniyle dikkatli olunması gerekir. Bu sonuçlar, diş tiplerinden ve beyazlatma ajanı varlığından etkilememiştir. Beyazlatmanın yan etkisi; dental dokunun elastik modülünü ve mikrosertliğini modifiye etmesi olabilir. Bu değişimler doku morfolojisinin değişimi ve dentindeki organik komponentlerin redüksiyonuna bağlı olabilir ve beyazlatılmış dişlerin fraktür direncini etkileyebilir. Endodontik tedavi gören dişlerde bu durum diş yapısının zayıflaması nedeni ile daha kritik olabilir. Beyazlatma tedavisinde en fazla görülen yan etki hassasiyettir. HP termal aktivasyon ile kombine kullanıldığında beyazlatmadan sonra daha fazla hassasiyet oluşur. 5,5 C’lik bir intrapulpal sıcaklık artışı günümüzde geri dönüşü olmayan pulpa hasarından kaçınmak için aşılmaması gereken eşik değeri olarak kabul edilmektedir. Bu derlemenin amacı, beyazlatıcı ajanların mine üzerindeki etkileri ve beyazlatma tedavilerinin yan etkileri değerlendirmektir.
  • HERKES DİŞ BEYAZLATMA İŞLEMİ YAPTIRABİLİR Mİ?
İşleme engel herhangi bir diş ve diş eti hastalığı olmayan herkes diş beyazlatma tedavisi uygulatabilir, ancak beyazlatma öncesi diş hekimi muayenesinden geçilmesi gerekir. Ağzında ilerlemiş çürükleri ve diş eti hastalığı olanlar ise hekimleri tarafından uygulanacak olan tedavilerini yaptırdıktan sonra beyazlatma işlemini uygulatmalıdır. Bunun dışında büyüme ve gelişimini tamamlamamış kimselere, gebelere ve emziren annelere diş beyazlatma işleminin uygulanması önerilmez.

 

 

KAYNAKÇA
Bunları da beğenebilirsin
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments