GELECEĞİN DİŞ HEKİMLERİ
Türkiyenin Diş Hekimliği Öğrencileri Tarafından Kurulmuş Web Sitesi

GİNGİVİTİS VE PERİODONTİTİS

0

GİNGİVİTİS VE PERİODONTİTİS

Bir çoğumuz günlük hayatta dişetimizde sorun olduğunu hisseder, dişetimizin kızardığını, şiştiğini hatta bazen fırçalama veya yemek yeme gibi sıradan aktiviteler esnasında kanamaya başladığını fark ederiz öyle değil mi? Bu ve bunun gibi birçok belirti bizi kırmızı alarma geçirmeye yetiyor. Peki nedir bu gingivitis (dişeti iltihabı)? Bunu anlayabilmek için öncelikle periodontal hastalıkların ne olduğunu ve neden ortaya çıktığını bilmek gerekir.

Periodontal hastalık nedir?

Periodontal hastalıklar dişeti ve dişleri destekleyen diğer dokuları etkileyen iltihabi hastalıklardır. Erişkinlerde diş kayıplarının %70`inden periodontal hastalıklar sorumludur. Bu hastalıklar erken dönemde teşhis edildiklerinde kolay ve başarılı bir şekilde tedavi edilebilirler. Dişeti hastalıklarının önlenmesi veya tedavisi; doğal dişlerin korunması, daha rahat çiğnemenin ve daha iyi bir sindirimin sağlanması gibi diğer faydaları da beraberinde getirir. Periodontal hastalıklar dişeti iltihabı (gingivitis) ile başlar. Dişeti iltihabının nedeni, sürekli olarak dişlerin ve dişetlerinin çevresinde oluşan yumuşak, yapışkan, renksiz bakteri filmi olarak tanımlayabileceğimiz plaktır. Yani gingivitis periodontal hastalığın erken dönemidir. Bu dönemde dişetleri kanamalı, kırmızı ve hacim olarak büyümüştür. Erken dönemde çok fazla rahatsızlık vermeyebilir. Tedavi edilmezse hastalık periodontitise ilerleyerek dişeti ve dişleri destekleyen alveol kemiğinde geriye dönüşsüz hasar oluşturabilir.

Gingivitis nedir ve belirtileri nelerdir?

Diş eti, gingiva iltihabına neden olan bakterilerdir. Diş çevresinde bakteri plakaları denen bir tabakanın, diş kirinin oluşması ve diş üzerinde kalması halinde bu, diş eti iltihabına, gingivite neden olur. Dişeti iltihabı diş etlerinde kırmızılık, şişlik ve hafif kanama görülmesi ile fark edilir. Diş etlerindeki şişkinlik dişle diş eti arasındaki diş cebi derinliğinin artmasına neden olur. Bu takdirde diş cebini temiz tutmak daha zorlaşır. Diş eti iltihabının kalıcı bir hasar bırakmadan tamamen geçmesi mümkündür. Ancak bu, iyi ve düzenli bir ağız hijyeni gerektirir. Dişeti hastalığının pek çok bulgusu vardır;

 Diş fırçalama sırasında kanayan dişetleri

 Kırmızı, şiş ve hassas dişetleri

 Dişlerden kolaylıkla ayrılabilen, uzaklaşan dişetleri

 Dişler ve dişetleri arasında iltihabi akıntı

 Sallanan veya giderek birbirinden uzaklaşan dişler (dişler arasında aralıkların oluşması veya mevcut aralıkların artması)

 Isırma sırasında alt ve üst dişler arasındaki ilişkilerin değişmesi

 Bölümlü protez uyumundaki değişiklik, bozulma.

 Sürekli kötü ağız kokusu

Gingivitis Tedavisi Nasıl Yapılmalıdır?

  • Hastalık hakkında bilgilendirme (ilk görüşme aşamasında)
  • Ağız Hijyen Motivasyonu (diş fırçalama tekniği, diş ipi ve ara yüz fırçası kullanımı)
  • Diş taşı temizliği (detertraj)
  • Derin temizlik (subginigval küretaj)
  • Cerrahi operasyon (flep operasyonu)
  • Hastalığın takibi (idame aşaması)

Tedavi çoğunlukla diş kliniğinin birçok kez ziyaret edilmesini gerektirir. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa teşhis de o kadar başarılı olur. Tedaviyle iltihabın geçmesini sağlayarak hastalığın ilerlemesini engellemek hedeflenir. Bazı durumlarda diş hekiminin veya dental hijyenistin sizin diş dökülmesi hastalıkları uzmanına (periodontist) sevk edilmeye ihtiyacınız olduğuna karar vermesi de mümkündür.

Periodontitis Nedir?

Piyore olarak da bilinen periodontitis, periodonsiyumu, yani dişi destekleyen ve çevreleyen dokuları etkileyen bir dizi iltihabi hastalıktır. Periodontitis diş çevresi ilerleyici alveol kemik kaybını içerir, eğer tedavi edilmezse, dişin sallanmasına ve ardından dişin kaybına neden olur. Periodontitis, dişin yüzeyine tutunan ve orada büyüyen mikroorganizmalara karşı oluşan aşırı agresif bağışık yanıtla ortaya çıkar. Tanısı, dişin etrafındaki yumuşak diş eti dokularının bir sond ile muayene edilmesiyle ve hastanın röntgeni üzerinde diş çevresi kemik kaybının değerlendirilmesiyle konur. Periodontitis tedavisinde uzmanlaşmış kişiler periodontologlardır; alanları periodontoloji olarak bilinir.

Bulaşıcı Olmayan Kronik Hastalıklar ile Dişeti Hastalıkları Arasındaki İlişki

Bazı kaynaklar ve arşivlerden edindiğim bilgilere göre bulaşıcı olmayan kronik hastalıkların ortaya çıkışında ya da engellenmesinde etkili olabilecek nedenler arasında ağız, diş sağlığı hizmetleri bulunmaktadır. Tez’in birincil amacı bulaşıcı olmayan hastalıklar ile dişeti hastalıkları ve diş çürüğü arasındaki ilişki olup olmadığını araştıran literatürü inceleyerek, ağız sağlığı hizmetlerinin bu hastalıkların önlenmesi ve ortaya çıkışının geciktirilmesindeki önemini vurgulayarak sağlık yöneticilerinin ağız sağlığına yönelik koruyucu ve tedavi edici uygulamaların önemine dikkatini çekmektir. Kardiyovasküler sistemde meydana gelen hastalıklarda oral patojen bakterilere rastlanılması sonucu; kötü ağız hijyeni eksik diş, periodontal hastalıklar arasında ilişki üzerinde durulmuştur. Kanseri tedavi etmek amacıyla verilen radyoterapi ve kemoterapi özellikle baş boyun kanserlerinde, oral dokular travmaya karşı daha duyarlı olmaları sebebiyle hasara yol açabilir. Ağız hastalıkları dünya çapında önemli bir halk sağlığı yükü olmaya devam etmesi nedeniyle ağız sağlığını, küresel risk gündemine ortak risk faktörü yaklaşımıyla entegre etmek büyük önem taşımaktadır. Kardiyovasküler hastalık, diyabet, kanserler ile diş çürüğü ve periodontal durum arasındaki ilişkiyi araştıran çalışmalar daha geniş populasyonlarda ve uzun süreli olarak yapılmalıdır.

Periodontal Hatalığa Sahip Bireylerde Periodontal Tedavinin Tat Duyusu Üzerine Etkisi

Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde 21 Mart 2018 tarihinde yapılan çalışma ile periodontal hastalığa sahip bireylerde görülen tat duyusu bozukluğunun periodontal tedavi ile azaltılınabiliceği, Yaş ortalamaları 37,5 olan 17 kadın, 23 erkek toplam 40 gingivitis; yaş ortalamaları 39,6 olan 13 kadın, 17 erkek toplam 30 generalize kronik periodontitis hastası ile ortaya konmuştur.

Sigaranın Periodonsiyuma Etkileri

Periodontal hastalık patogenezinde dental plağın rolü bilinmekle beraber, plağa karşı konak cevabını değiştiren stres, sistemik hastalıklar, sosyoekonomik durum, lokal faktörler ve sigara gibi risk faktörleri de bulunmaktadır.

Sigaraya bağlı oluşan;

  • Azalmış nötrofil ve fibroblast fonksiyonu,
  • Azalmış IgG üretimi, artmış periopatojen prevalansı,
  • Mekanik tedavi ile patojenlerin eliminizasyon zorluğu,
  • Büyüme faktörü üretimindeki azalma gibi etkiler sigaranın periodonsiyuma olan etkilerini ortaya koymaktadır

Kalp Hastalıkları, Düşük Doğum Riski ve Diyabet İlişkisi

1993 yılında 9760 kişi üzerinde yapılan bir araştırmada periodontitisli bireylerde kardiyovasküler hastalık gelişme riskinin %25 fazla olduğu gösterilmiştir. Buna benzer bir çok araştırma ileri düzeyede diş eti problemlerinin kalp hastalıkları ile olan ilişkisi konusunda bazı bulgulara ulaşılmış ve diş eti sağlığının önemine dikkat çekilmiştir. Kesin olmamakla birlikte periodontal enfeksiyonlarla erken doğum, düşük doğum ağırlığı, hamilelik hipertansiyonu, preeklampsi, gestasyonel diyabet, düşük gibi olumsuz hamilelik sonuçları arasında bir ilişki olabileceği düşünülmektedir. Cambridge University The Forsyth Institute adlı kurumda yapılan çalışmalar sonucu obezitenin dişeti sağlığı üzerindeki etkisinin yadsınamayacak kadar büyük olduğu gözlemlenmiştir. Her iki hastalığa sahip olan çocuklar % 41.02 oranında kırmızı dişeti bölgesine sahipken, sadece obezitesi olan çocuklar % 5.2 ve sadece dişeti iltihabı olan çocuklar% 19.16 oranındaydı.

Gingivitis ve Hamilelik Arasındaki İlişki

Hamileliğin 2. ve 8. ayları arasında görülür. Gingivada ödem ve hiperemi görülür. Prevotella intermedia, büyüme faktörleri, estradiol ve progesteron dengesi ile ilgisi olduğu öne sürülmektedir.

 

Biruni Üniversitesinde yapılan çalışmaya göre periodontal hastalıklara göre yaş, cinsiyet, sistemik hastalık, kardiyovasküler hastalık, diyabet, ağız-diş sağlığı bilinç düzeyi anlamlı farklılık göstermekteyken, sigara kullanımı, sindirim sistemi hastalıkları, romatolojik hastalıklar ve psikiyatrik bozukluklar açısından anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Sonuç: Bireylerin periodontal tabloları ile davranışsal ve sistemik durumları arasında hastalığın şiddeti ve süresiyle bağlantılı bir ilişki vardır.

Sonuç olarak; diş eti iltihabı pek çok faktöre bağlı olarak oldukça hızlı bir şekilde gelişebilen, gerekli tedaviler ve oldukça etkili düzeyde uygulanan ağız bakım prosedürleri sonrası kısa bir süre içinde de iyileşme sağlanabilen bir rahatsızlıktır. Öncelikle diş eti iltihabının doğru teşhisi ile hangi aşamada olduğu belirlenip ona göre başlangıç veya ileri aşama tedavi işlemleri uygulanmalı ve mutlak surette bu etkili bakımın devamlılığı sağlanmalıdır.

Sağlıklı günler dilerim…

KAYNAKÇA

Bunları da beğenebilirsin
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments