GELECEĞİN DİŞ HEKİMLERİ
Türkiyenin Diş Hekimliği Öğrencileri Tarafından Kurulmuş Web Sitesi

İnternal Diş Rezorbsiyonları

0

İnternal Diş Rezorbsiyonları

 

DİŞ REZORBSİYONLARI

 

 

 

  • Kök rezorbsiyonu, ilk olarak Bates tarafından 1856 yılında tarif edilmiştir.

 

  • Rezorbsiyon, osteoklastlar tarafından diş dokusunun yıkılmasıdır. Dişin mineralize dokuları normalde rezorbe olmaz. Kök kanalı içinde predentin, kök kanalı dış yüzeyinde ise odontoblastlar, sementoblastlar ve presementum bu rezorbsiyonları önleyen faktörlerdir. Predentin ve presementin demineralize olduğu ya da presementin mekanik olarak hasar gördüğü durumlarda resorbsiyon oluşmaya başlar.

 

İNTERNAL REZORBSİYON

 

 

İnternal rezorbsiyon pulpa odası ya da kök kanallarını çevreleyen dentin tabakasının rezorbsiyonudur. Bu tip rezorbsiyonda olay pulpadan başlar, dentinin içine doğru ilerler. Rezorbsiyon eğer kök pulpasında oluşmuş ise önce dentin sonra sement rezorbe olarak lezyon kökün dış yüzeyine kadar ulaşır. Rezorbsiyonun olduğu kısımdaki pulpa dokusu, granülasyon dokusuna dönüştüğünden ve radyografilerde granülom görüntüsüne benzediğinden ‘’iç granülom ‘’ veya ‘’pulpal granüloma olarak da isimlendirilmiştir.

 

     

 

 

  • Rezorbsiyon, kron pulpasından başlayıp mineye kadar uzanmışsa üzerinde ince bir mine dokusu kalacağından minenin altında pulpanın vasküler yapısı kendini belli eder. Buna da pink spot denilmektedir.

                      

 

                   

ETİYOLOJİSİ:

 

Günümüzde internal rezorbsiyonun etiyolojisi, tam olarak bilinmemektedir. Buna karşılık, bilinmeyen bir irritanın pulpada yarattığı kronik irreversible değişiklikler sonucunda internal rezorbsiyon oluştuğuna inanılır. Pulpadaki bu değişime neden olan etiyolojik faktörler şunlardır;

 

 

  • Travma,

 

  • Çürük,

 

  • Periodontal hastalıklar,

 

  • Ortodontik tedaviler,

 

  • Bruksizim,

 

  • Çatlak diş,

 

  • Travmatik kavite preparasyonu,

 

  • Herpes zoster,

 

  • Heredite,

 

  • Pulpatomi,

 

  • Radyoaktivite-travmatik oklüzyon,

 

  • Vital kök rezeksiyonu,

 

  • Enfeksiyon

 

HİSTOPATOLOJİSİ:

İnternal rezorbsiyondan, pulpanın diferansiye olmamış mezenşim hücrelerinin farklılaşması ile oluşan, çok çekirdekli dev hücreler sorumludur. Kök kanalı, sert doku rezorbe edici hücreler için uygun bir ortamdır. Kök rezorbsiyonları, kan damarlarına yakın bölgelerde daha belirgin olur.

 

Travma veya hatalı kron kesimi esnasında oluşan aktif hipereminin oluşturduğu yüksek basınç sonucu damarlardan çıkan kan, bir süre sonra granülasyon dokusuna organize olur. Prolifere olan granülasyon dokusu, dentin duvarlarına basınç yapar. Predentin yapımı durur. Bağ dokusundan ‘ odontoklastlar ‘’gelişir ve rezorbsiyon başlar. Rezorbsiyonun ilerlemesi, kron ve kökte perforasyona neden olur. Pulpa dokusu, ağız sıvılarıyla temas ettiğinde enfeksiyon gelişir ve sonucunda nekroz olur.

 

Wedenberg & Zettergvist yaptıkları çalışmada, internal rezorbsiyon sahasında enflamasyonlu hücreler, bakteriler ve dentinoklast hücrelere rastlamışlardır. Dentinoklastlar, dentini rezorbe eden çok çekirdekli asit fosfataz etkisine sahip hücrelerdir. Bu enzimler, odontoklastların sert doku yüzeyinde geniş rezorbtif lakünler ve pitler oluşturmasına neden olur. Bakteriler, sadece hızlı gelişen rezorbsiyonlarda histolojik olarak gözlenmiştir. Araştırmacılar bu vakada gözlenen bakterilerin ise travma sonucu kron fraktürü ile ekspoze olmuş dentin kaynaklı olduğunu belirtmişlerdir.

 

 

KLİNİK ÖZELLİKLERİ:
  • Süt ve sürekli her iki dentisyonu da kapsar. Özellikle daimi orta kesiciler, birinci ve ikinci

büyük azı dişlerinde sık görülür.

 

  • İnternal rezorbtif durum tipik olarak kroniktir ve hasta genellikle oluşan yıkıcı defektten

tamamen habersizdir.

 

  • İnternal rezorbsiyon, çoğu kez rutin radyografiler alınırken tespit

 

  • Erkeklerde daha fazla görülür. 40 ve yaşlarda sık rastlanır.
  • Rezorbsiyon, pulpa odasından başlamış ise diş kronu siyah bir gölge şeklini alıncaya kadar devam edebilir. Büyüyen pulpa, dentini perfore eder ve mine dokusuna penetre olur. Pembe bir nokta şeklinde görülebilir. Lezyon sınırlanmaz ise kronu perfore eder ve hemorajik kitle gözlenir. Pulpa nekrozu ve ağrı oluşur, hatta periodontal lezyon gelişebilir.

 

  • İnternal rezorbsiyon vakalarında, termal ve elektrik pulpa testi uygulamalarında dişlerden düşük vitalite değeri alınır. İnternal rezorbsiyon, bir kaç ay gibi kısa bir sürede gelişeceği gibi bazen gelişimi yıllarca sürebilir.

 

 

 

RADYOGRAFİK ÖZELLİKLER:

 

Gartner ve arkadaşları internal resorpsiyonun radyografik görünümünü şöyle tanımlamışlardır:

  • Kök kanalı veya pulpa odasında genişleme ve sınırları düzenli daire şeklinde, radyolüsent bir

alan halinde görülür.

  • Radyolüsensi aynı yoğunluktadır.
  • Lezyon bölgesinde kanalın seyri
  • Kök kanalı lezyonun içinde bozulmuş ve genişlemiştir.

 

  • Çoğunlukla dişin uzun ekseni üzerinde merkezi olarak yer alır.
  • Farklı açılardan alınan radyografilerde lezyonun pozisyonu değişmez.
  • İlerlemiş olgularda radyolüsent alan periodontal aralıkla birleşmiş

 

TEDAVİSİ:
 

 İnternal resorbsiyonda kendiliğinden iyileşme görülmez. Ancak bazı araştırmalarda resorbsiyon sahasının kendiliğinden remineralize olduğu ve pulpanın canlılığını koruyarak iyileşmenin gerçekleştiğini savunan olgu birimleri de bildirilmiştir.

 

  • İnternal resorbsiyonun tedavisinde dört farklı yaklaşım izlenir:

 

 

  • Kök kanal tedavisi

 

  • Kalsiyum hidroksitle rekalsifikasyon 3-Endodontik cerrahi

4-Dişin Çekilmesi

 

 

1- KÖK KANAL TEDAVİSİ:

 

  • Dişe anestezi uygulandıktan sonra rezorbsiyon alanına kadar Gates glidden veya piesso frezleri rezorbsiyon alanındaki gralümatöz dokuya kadar kullanılarak kök kanalı genişlet
  • İç rezorbsiyon sahasındaki granülamatoz dokunun tirneflerle veya kanal eğeleri ile çıkartılması biraz güç olmaktadır. Bu amaçla buradaki pulpa dokusunun erimesi ve kanama kontrolü için %5.25 NaOCl kullanılması Ayrıca kanamanın kontrol altına alınması için serum fizyolojik veya vazokonstrüktör içeren anestezik solüsyon da kullanılabilinir. Eğer kanama halen kontrol altına alınmazsa kanal içersine Ca(OH)2 gönderilir böylece rezorbsiyonboşluğundaki doku artıklarını kalsiyum hidroksit nekroze eder ve daha kolay çözünmesini sağlar. Kanama durdurulduktan sonra kök kanalının apikal kısmı şekillendirilir.

 

 

 

Hasta daha sonraki seansında şekillendirilmiş apikal bölgeye tek kon gutaperka yerleştirilir. Rezorbsiyon bölgesi termoplastik gütaperka kondenzasyonu hızlı sertleşen kalsiyum hidroksit içeren patla doldurulur ve koroner dolgusu yapılarak işlem bitirilir.

 

 

2-  KALSİYUM HİDROKSİTLE REKALSİFİKASYON

 

 

İnternal rezorbsiyon olgularında kanamayı durdurmaya yönelik tüm cabalar sonuçsuz kalmışsa

lezyonun perforasyona neden olduğu düşünülmelidir.

 

  • Kalsiyum hidroksit kullanılmasının nedeni;
  1. Bu bölgede sert doku oluşmasını sağlamak,

 

  1. Odontoklastik aktiviteyi durdurmak,

 

  1. Antibakteriyel etkinliğinden yararlanmak için kullanılır.

 

 

İlk seansta anestezi yapıldıkta sonra uygun giriş kavitesi açılır. Sonrasında pulpa dokusu çıkartılır. Kanama kısmende olsa kontrol altında tutulduktan sonra kalsiyum hidroksit kanala bir lentülo vasıtasıyla gönderilir. Hasta 6 hafta sonra çağrılarak kalsiyum hidroksit değiştirilir. Onarım zamanı perforasyonun büyüklüğüne bağlıdır. 3 aylık aralarla kontrol radyografileri alınır. Perforasyon tamiri 6 ay ile 20 ay sürebilir. Perforasyon bölgesi kapandıktan sonra perforasyon olmayan internal rezorbsiyondaki gibi kök kanalı tedavisi yapılır.

 

 

                                                                     

İlk hali                                    Ca(OH)2 gönderilmiş            6 ay sonraki                      1 yıl sonraki durum

 

 

 

3- CERRAHİ TEDAVİ:

 

Eğer Ca(OH)2 tedavisi başarısızsa veya uygulanamıyorsa defektin cerrahi olarak tedavisi düşünülür.

 

 

 

 

 

  • Defekt bölgesinden tam kalınlık flap (mukoperiostal flap) kaldırılarak köke iyi bir giriş yolu ve iyi görüş açısı sağlanılmalıdır.

 

  • Rezorbtif defekt kürete edilir, temizlenerek amalgam veya MTA ile restore Eğer estetik ön plandaysa kompozit veya cam iyonomer restorasyon yapılabilir. Kök kanalı bu işlemden önce doldurulmalıdır.

 

 

 

 

KAYNAKÇA:

https://slideplayer.biz.tr/slide/15156408/ https://www.google.com/search?q=internal+rezorbsiyon&source=lmns&bih=754&biw=1536 &hl=tr&sa=X&ved=2ahUKEwii7erKs8PuAhVQ0IUKHZh2AaAQ_AUoAHoECAEQAA https://jag.journalagent.com/eudfd/pdfs/EUDFD_36_2_93_97.pdf

Bunları da beğenebilirsin
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments